Blog

  • Fifa 2020 inceleme

    Oyun dünyasının merakla beklediği yapımlardan birisi olan FIFA 20, E3 2019 öncesinde EA’ın kendi yayın programı olan EA Play kapsamında tanıtıldı. Böylece çıkış tarihi daha önce ortaya çıkan oyunun detayları gözler önüne serildi.

    Maç içi oynanıştan, oyun planı, taktikler ve oyun sırasındaki hareketlere kadar tüm geliştirmeler önceki oyuna kıyasla büyük bir fark sunuyor. Büyük bir kitleye sahip olduğunu vurgulayan FIFA, atak yaparken gol atma şansınızı arttıracak taktiklere oyunda daha çok yer verildiğini belirtiyor.

    FIFA 20 yeni bir oyun dinamiği sunuyor!

    Eski oyunlardan gördüğümüz sokak futbolu ile ilgili mod da duyuruldu. Volta Football ismi verilen ekstra özellik oyuna eklendi.

    Volta Football, aşina olduğumuz FIFA Street tarzı bir mod olacak. Farklı büyüklükteki arenalarda ve mekanlarda üçe üç, dörde dört, beşe beş ve Professional Futsal maçları yapmanıza imkan tanıyacak.

     

    Bununla birlikte, yapacağınız tercihen maç alanının etrafını duvarlarla çevirebilecek veya duvarları tamamı ile kaldırabileceksiniz. Seçilebilir olacak mekanların arasında da Amsterdam şehrindeki bir alt geçit ve Tokyo şehirde bir binanın çatısı gibi yerler olacak.

    Volta Football modunda karakteriniz için kıyafet, saç tasarımı ve tepkiler gibi çeşitli kişileştirmeler yapabileceksiniz. Ayrıca maç kazandıkça daha başka kişileştirme seçenekleri de açılmaya devam edecek.

    Ek olarak,  Volta World ile kendi takımınızı oluşturabilmenin yanı sıra Volta Story ile Yolculuk moduna benzer olarak bir futbolcunun rolüne bürünebilecek, Volta Kick-Off ile profesyonel takımlarla sokakta oynayabilecek ve Volta League ile de çevrimiçi maçlara katılımda bulunabileceksiniz.

    OKU
  • PES 2020 İNCELEME

    PES’in yeni oyunu, yeni isimle geliyor: İşte karşınızda eFootball PES 2020

    Pro Evolution Soccer serisinin yeni oyunu E3 2019 fuarında duyuruldu. E-spor oyuncularının ilgisini çekmek isteyen Konami, yeni oyuna eFootball PES 2020 adını verdi. eFootball PES 2020, 10 Eylül tarihinde PS4, Xbox One ve PC için çıkcak.

    eFootball PES 2020 yeni özellikleri 

    PES 2020’nin yeni özelliklerine baktığımızda Ana Lig moduna eklenen diyalog sistemi dikkat çekiyor. Ana Lig’deki maçların öncesi ve sonrasında, transfer görüşmelerinde ve basın toplantılarında karakterlerin oyun içi diyalog sahnelerine tanık olacağız. Özelleştirebileceğiniz teknik direktörün yanı sıra Maradona, Johan Cruyff gibi efsane isimlerle teknik direktör kariyeri açabileceğiz. Bu efsane isimlerin diyalog modundaki animasyonları gerçeğe yakın şekilde hazırlandı. 

    Aynı zamanda Ana Lig modunda transferlerin daha gerçekçi olacağı belirtiliyor. Oyuncuların kulüp tercihleri, bonservis ücretleri vs. mantık çerçevesinde gerçekleşecek.

    Online oyun modları arasına Matchday ekleniyor. Rekabet odaklı bu modda haftalık etkinlikler düzenlenecek ve haftanın iyileri büyük finale katılma hakkı kazanacak. Büyük finaller, canlı olarak izlenebilecek.

    Oyunda top sürme tekniği, top fiziği, defans sistemi ve oyuncu etkileşiminin iyileştirildiği ifade ediliyor. Oyuncu hatalarının gerçekçi bir şekilde resmedildiği ve rakiplerin hatalarından daha çok fırsat doğacağı diğer söylenenler arasında. Firma oynanış mekaniklerinde dev bir sıçrama olduğuna vurgu yapıyor.

    Oynanış mekaniğindeki sıçramanın yanı sıra görsel anlamda da önemli iyileştirmeler var. Stadyumlar, üç boyutlu tarama teknolojisi ile oyuna eklendi. Dinamik ışıklandırma olarak adlandırılan yeni özellik sayesinde maçın süresi ilerledikçe gölgelerin açısı da değişecek. 

    Geliştirilmiş ışıklandırma motoru sayesinde maçlar daha parlak ve gerçekçi ışıklandırma altında oynanacak. Yeni çim işleme teknolojisi sayesinde yeşil zeminin de görsel açıdan etkileyici görüneceği söyleniyor.

    OKU
  • FIFA 2019 inceleme

    Sanırım söylemesi yanlış olmaz, futbol ile yatıp, futbol ile kalkan bir ülkede yaşıyoruz. Sürekli olarak bir stres ile karşı karşıya kaldığımız günümüz dünyasında, o gün bir maç varsa, en azından o maçı bekleyip yada izleyip rahatlayabiliyoruz (ya da tam tersi). Tabii ki futbolu bu kadar çok seven bir ülkede en çok satan oyunların da futbol oyunları olması şaşırtıcı bir durum değil. Her yıl ülkemizde FIFA'cılar ile PES'ciler arasında şu daha iyi, bu daha iyi tartışması süre dursun, gelin sizinle FIFA 19'un bir önceki yıla kıyasla bizlere neler sunduğunu, nasıl bir oyun olduğunu inceleyelim.

    Öncelikle FIFA 19'un getirdiği yeniliklerden, daha doğrusu ilk göze çarpan yeniliklerden bahsetmek istiyorum. Şahsen FIFA serisini FIFA 95'ten beri aralıksız olarak oynayan biri olarak son yıllarda PES'i ciddi anlamda kıskandığım bir durum mevcuttu, UEFA Şampiyonlar Ligi. PES'in uzun süredir elinde bulundurduğu UEFA Şampiyonlar Ligi lisansının bu yıl bittiği öğrendiğimde ciddi anlamda sevindim. Çünkü lisansın FIFA'ya geçeceği gün be gün ortadaydı. Keza EA Sports da bizi şaşırtmadı ve FIFA 19'un resmi olarak UEFA Şampiyonlar Ligi lisansı ile geleceğini açıkladı. 

    Şampiyonlar Ligi denildiğinde de aklımıza gelen ilk şeylerden biri atmosfer oluyor. Şahsen FIFA'nın yıllardır beklediğim seviyeye bir türlü getiremediği maç atmosferi, belki UEFA Şampiyonlar Ligi teması ile harmanlanıp beklentilerimi karşılayabilir dedim. Ancak tam olarak beklediğimi alamadığımı söyleyebilirim. Tabii ki maçların başında UEFA'nın o muhteşem marşını duymak tüylerinizi diken diken etmeye yetiyor, ancak FIFA'nın genel olarak maç atmosferi ve taraftarı hala daha yeteri kadar vurgulamadığını düşünüyorum. Geçtiğimiz yıllarda gol sonrası tribün arkası kamerası özelliği ile doğru adım atan FIFA'nın, bu adımları çoğaltması gerekiyordu. Belki maç öncesinde veya arasında tıpkı gerçek maçlarda olduğu gibi taraftarlara zoom yapması, veya taraftar detaylarının arttırılması gibi beklentilerim malesef karşılıksız kaldı. Ama genel hatları ile FIFA 18 size yeterli geldiyse, FIFA 19'da UEFA eklentisi ile sizleri memnun edecektir.

    Atmosfer tarafında üzerine ekleyebileceğim fazla bir şey yok. Grafikler tarafını sona bırakmak yerine konu görsellikten açılmışken bir iki kelam edip asıl mevzuya, oynanışa geçmek istiyorum. FIFA 19 bildiğiniz gibi FIFA 17'den beri kullanılan DICE'ın Frostbite motoru ile geliştiriliyor. Aslında motorun yalnızca görsel tarafının kullanıldığını da belirtmem gerek. Keza fizik motoru ve mekanikler için hala daha Ignite Engine'ın izlerini fazlasıyla görüyoruz. Ancak fizikler tarafında oyunun eksiği bulunmuyor. Çarpışmalar, takılmalar, düşmeler hayli doğal ve gerçekçi. Animasyonlar tarafında oyunun eksiği yok diyebiliriz. FIFA 18 üzerine de biraz daha ağırlaştırılmış olması daha doğal bir deneyim sunmuş. Görsel anlamda ise hiçbir değişiklik dikkatimi çekmedi. Oyuncular biraz daha fazla terliyor ve saha deformasyonu daha oturaklı bir hal almış. 30. dakikada mayın tarlasına dönmüş bir saha ile karşılaşmamak isabetli bir karar olmuş. Oyuncu yüzleri ise her ne kadar başarılı olsa da hala daha ruhsuz. PES'in burada FIFA'dan 3-5 gömlek üstün olduğunu belirtebiliriz. Özellikle gol sonrası sevinçlerde FIFA yüzleri tamamen yapay dururken, PES'te ise gerçekten o sevinç ruhunu mimiklerde hissedebiliyorsunuz.

    Grafikleri bir kenara koyduktan sonra dilerseniz oynanışa geçelim. Şimdi bu konuda söyleyecek çok şeyim var ancak bunları nasıl kelimelere dökebileceğimden emin değilim. Çünkü FIFA serisi hiçbir yeni oyununda köklü değişikliklere gitmiyor aksine ufak dokunuşlar ile oyunu değiştiriyor. Bu yüzden şu geldi, bu gitti demek yerine, FIFA 18'i çok uzun süre oynamış biri olarak bana oyunun nasıl hissettirdiğini, nelerde farklılık gözlemlediğimi anlatmaya çalışacağım. 
    Şimdi öncelikle, oyunun FIFA 18'e kıyasla hız tarafında çok ciddi bir farklılık hissettirmediğini belirteyim. Genel hissiyat bakımında belki çok ufak bir ağırlık hissedebilirsiniz. Ancak bu sizi oyundan uzaklaştırmasın, keza bu ufak dokunuş, oyuna yeni eklenen taktik ekranı ve detaylandırılmış taktikler ile uyum sağlamış. Artık öyle topu hızlı adamın önüne atayım, yaldır yaldır koşup 90'a çakayım devri kapandı sayılır. Pasa ve zekaya dayalı, bireysel futboldan uzaklaştırılmış bir FIFA bekliyor bizleri.
     
    Taktiklerde yapılan değişikliklere geçmeden önce artık pas atmanın FIFA 18'in meşhur güncellemesi öncesine biraz daha yaklaştığını belirtebilirim. Ancak yine FIFA 18'in ilk çıktığı hali kadar basit değil. Pas özelliği düşük olan oyuncular, gerçekten berbat paslar ile pozisyonları yok edebiliyor. Özellikle genç Lukaku'nun hızına kanıp kendisine FUT'ta şans vermem sonrasında her pozisyonu yok etmesi, sözleşmesini fethedip yerine Perisic'i renklerime bağlamamla sonuçlandı. Yani oyunun ana metasında paslaşmaya dayalı yapı dolayısı ile kurduğunuz takımlarda pas özelliği 75 üzeri olan oyunculara şans vermenizi tavsiye ediyorum. Paslar ile birlikte en ciddi değişikliği uzun toplarda hissettim. Eskisine nazaran orta açmak daha etkili ve kolay. Bu değişim sonucunda oyunun kanat saldırılarına nihayet izin verecek olduğunu düşünüyorsanız, evet haklısınız. Ultimate Team mod'unda attığım gollerin yarısı hava topları sonrasında kafa veya vole gibi şutlar ile geldi ki, vole ve roveşata goller atmanın eskisine nazaran çok daha kolay olduğunu belirtebilirim. Yaptığım ortalama 20 maçın en az 3-4'ün jeneriklik gollere imza atabildim. Bu da oyunun hissiyatını olumlu yönde etkiledi.

    Oyunun yolculuk mod'unda FIFA'nın geçtiğimiz yıllarda yaptığı kadın futbolcu açılımını hissedebiliyoruz. FIFA 19'da Alex Hunter'ın kız kardeşi olan Kim Hunter'ın kariyerine de bakış atıyoruz.
     

    Oyunun yolculuk mod'unda FIFA'nın geçtiğimiz yıllarda yaptığı kadın futbolcu açılımını hissedebiliyoruz. FIFA 19'da Alex Hunter'ın kız kardeşi olan Kim Hunter'ın kariyerine de bakış atıyoruz.

    FIFA 19 ile gelen yeniliklerin biri ise Timed Finishing adı verilen, Türkçe'ye Zamanlanmış Bitiricilik olarak çevirebileceğimiz bir şut sistemi. Bu sistemin bize vadettiği şey ise, daha isabetli şutlar ile meşin yuvarlağı ağlar ile buluşturmak. Ancak açık konuşmak gerekirse sistemin nasıl çalıştığını onca maç sonrasında dahi tam olarak anlayamadım. Şut tuşuna dokunduğunuzda üstte bir bar çıkıyor, sizin amacınız ise topu mümkün olduğunca yeşil alan içerisinde şut tuşuna tekrar basarak göndermek. Ancak bunun hayli zor olduğunu belirteyim. Pek hoşuma giden bir yenilik olduğunu söyleyemeyeceğim. Kim bilir belki de ben beceremiyorum o ayrı konu tabii ki.

     

    Gelelim, taktik ekranına. FIFA 19'un tanıtında sıkça vurgulanan konulardan biri olan taktiklerin detaylaştırılması, FIFA 19 ile ilgili en sevdiğim yenilik oldu diyebilirim. Şahsen hayatında hiç bir menejerlik oyunu oynanamamış, futbol bilgisi de FIFA'dan ibaret olan biri olarak taktik yapmaktan, hangi taktiğin işe yarayabileceğinden vs. hiç anlamam. Önceki FIFA oyunlarında da bulunan defans genişliği, pres aralığı gibi ayarlamaların da ne olduğunu hiç anlayamamıştım. Ancak yeni gelen taktik ekranı ile birlikte bu özellikler görselleştirerek açıklanmış. Yani yaptığım ayarın ne işe yaradığını görsel bir şekilde görebilmek çok yerinde bir yenilik olarak karşıma çıktı. Örnek vermek gerekirse artık korner kullanırken taktik ayarlarından ceza sahası içerisinde kaç futbolcunun bekleyeceğini vs ayarlayabiliyorsunuz. 
    Yaptığımız taktiklerin oyuna etkisi ise yadsınamaz, farklı taktik ayarları ile yaptığım farklı deneme maçlarında kullandığım tüm ayarların etkisini ciddi anlamda hissettim. Hatta ilk defa bir FIFA oyununda taktik ayarlamaları yaptım diyebilirim. Oyunun derinliği açısından taktiklere getirilen yeniliklerden dolayı EA Sports'a sevgilerimi gönderiyorum.
    Defans tarafında ise kayda değer büyük bir değişiklik olmadığını söylemeyeliyim. FUT tarafında yine klasik olarak saçmalamalar mevcut. Top boşa çıktığında topa en ufak bir hamle ile alabilecek futbolcularımız eğer kontrolümüzde değilse yine aval aval topu izlemeye devam ediyor. EA Sports'un bu duruma çözüm getirmemesi ise sanki bilinçli, şahsen oyunda saç baş yolduğum durumlar hep bundan dolayı oluyor. Ancak defans oyuncularının hız özellikleri düşük dahi olsa FIFA 18'e kıyasla daha fazla kendilerini yıpratarak koştuğunu hissedebiliyorsunuz. Sanki eskisine nazaran kanat ataklarını daha rahat şekilde durdurabildiğimizi hissettim diyebilirim. Oynanış açısından önemli gördüğüm her detayı açıklamaya çalıştım. Merak ettiğiniz ince detaylar var ise yine yorumlar kısmından sorabilirsiniz. Elimden geldiği kadar takip edip cevaplamaya çalışacağım.
     
    Şimdi gelelim FIFA 19'un bir diğer yeniliği olan özelleştirilmiş hızlı maçlara. FIFA'nın PUBG modu da diyebileceğimiz bu maçlarda dilediğiniz gibi offside, faul gibi özellikleri kapatabiliyorsunuz. Hatta isterseniz rakibinize avantaj için attığı her golü iki gol olarak saydırabiliyor, ve PUBG mod'u denmesine sebep olan gol attıkça golu atan adamı saha dışına yollayabiliyorsunuz. Arkadaşları ile eğlenmek isteyen ve klasik maç atmaktan sıkılan oyuncular için bu mod keyifli anlara sebebiyet verecek gibi gözüküyor.
    Journey Mod'unda ise mantık açısından yenilik olmasa da artık 3 farklı oyuncuyu yönetiyoruz. Önceki oyunlardan Alex Hunter yine başrolu çekerken, Danny Williams ve Kim Hunter gibi oyuncuların hikayesine de tanık oluyor ve belli noktalarda hikayelerinin kesiştiğini görüyorsunuz. Eğer önceki Journey'leri sevdiyseniz, FIFA 19'da sizi üzmeyecektir diyebilirim.
    Sesler tarafında ise önemli bir yenilik bulunmuyor. Klasik olarak saha sesleri aynı kalmış. Ancak müzikler yine şahane diyebilirim. FIFA'nın sanırım en başarılı olduğu konulardan biri müzik seçimi. Adı sanı pek duyulmamış grupları ve sanatçılar çok güzel harmanlıyor. Kendilerini Spotify'ın haftalık keşfi gibi yıllık keşif olarak kullanıyorum. Spikerler tarafında ise Şampiyonlar Ligi için yeni yorumcularımız mevcut ki bunlar Derek Rae ve Lee Dixon. Klasik maçlarda ise yine bizleri Martin Tyler ve Alan Smith karşılıyor. Ancak üç yıldır aynı tepkileri duymak ve pek bir yenilik görememek beni üzdü. FIFA bu konuda biraz daha yoğunluk göstermeli diyebilirim.
     
    Uzun lafın kısası FIFA 19'da bizleri bekleyen yeniliklerin en başında şüphesiz Şampiyonlar Ligi geliyor. Zaten oyun için yayınlanan reklamlarda da FIFA 19'un EA Sports tarafından en çok vurgulanan özelliği bu. Oynanış tarafında da yukarıda detaylıca belirttiğim yenilikler bizleri karşılamış. Ancak genel anlamda FIFA 18'den bir tık daha iyi bir oyun ile karşılaştığımızı söyleyebilirim. Oyunu satın alalım mı sorusuna gelecek olursak, bir FUT oyuncusuysanız zaten oyunu satın almışsınızdır, size söyleyebileceğim başka birşey yok. Ancak değilseniz ve klasik bir şekilde FIFA'yı dostlarınızla oynuyor veya kariyer mod'unda keyif sürüyorsanız, UEFA Şampiyonlar Ligi atmosferi için oyun satın almaya değer olmuş diyebilirim. Yazı içerisinde belirtmiş olduğum gibi oyun hakkında merak ettiklerinizi yorumlar kısmından sorabilirsiniz.
    OKU
  • PES 2019 İnceleme

    Oyun dünyasının her sene en çok konuşulan mücadelelerinden biri futbol oyunlarına ait. KONAMI’nin PES’i ile EA’nın FIFA’sı arasında gerçekleşen mücadele, oyunların daha hızlı gelişmesine neden oluyor. Son yıllarda özellikle lisanslarla bir adım önde görünen FIFA, buna rağmen PES’in grafiklerine yetişememiş görünüyordu.

    Bizler de bu senenin yıldızlarından PES 2019’u inceliyoruz. KONAMI, PES 2019’a yeni top fiziği, oyuncuların yorgunluk sistemi, gol sonrası sevinçler ve çok daha fazlasını eklemiş. myClub’a da yeni özellikler ekleyen KONAMI, özellikle oyuncuların surat modellemelerinde şu ana kadar ki en iddialı futbol oyunlarından birini karşımıza çıkardı.

    Kaliteli grafik özelliklerinin dışında 4K HDR desteği de sunan oyun, Şampiyonlar Ligi gibi sağlam anlaşmalara sahip olsaydı bu senenin en başarılı futbol oyunu olarak kabul edilebilirdi. Bu haliyle de son derece eğlenceli dakikalar geçirten PES 2019, önümüzdeki dönemde adından sıkça söz ettirecek gibi duruyor.

    OKU
  • PES 2013 V5 Güncel Kadro

    Merhaba arkadaslar,

    Pes 2013 2019 Yılının Yeni Kadrolar Yeni saha ve en güncel transferler gelmiştir. En önemlisi yeni sürümde Sizleri bekleyen en önemli yeniliklerden biride 2k pixel Görüntü çözünürlüğünde saha çim’leri eklenmiştir. Çok ciddi görüntü kalitesi elde edildi. Bazı görsellere bakabilirsiniz.

    Yeni sürüm Pes 2013' de gerçekten canlı bir ekran görüntüsü ve daha dinamik bir pes 2013 karsımızda.

    Kesinlikle Pes 2013 severlerin denemesi gereken bir sürüm olduguna inanıyoruz. Şu ana kadar Pes 2013 oyununu sever kişilerden cok olumlu tepkiler aldık.

    %90 Cafede olmayan Pes 2013 güncel sürümünde oyun deneyimi için herkesi kafemize bekleriz.

    OKU
  • UFC 3 İNCELEME

    UFC 3 beklentileri karşılamış gibi

     

    Electronic Arts'ın karma dövüş sanatları serisinin en yeni oyunu EA Sports UFC 3 türün hayranları tarafından büyük bir heyecanla bekleniyordu. İki ayrı sıklette aynı anda iki UFC unvanını elinde bulunduran tek UFC dövüşçüsü olan Conor McGregor'ın kapağını süslediği oyun her zaman olduğu gibi son derece iddialıydı. Hatta oyunun kreatif direktörü Bryan Hayes özellikle de yeni animasyon teknolojisini öve öve bitirememişti.

    Hal böyle olunca da oyunun düşecek olan ilk inceleme puanlarını merak ediyorduk. Görünüşe göre oyun basınının büyük çoğunluğu oyunu oldukça sevmiş, ama tabi arada pek beğenmeyen bazı isimler de çıkmış. Open Critic verilerine göre 39 inceleme sonucunda oyunun ortalama puanı 78 olarak belirlenmiş. Yorumlarda gördüğüm ortak noktalardan biri oyunun resmen televizyonda dövüş izliyormuşçasına gerçekçi bir his veriyor olması.

    > EA Sports UFC 3'ün Kapağında Yine Conor McGregor Var

    12 basın kuruluşu oyuna 84'ün üzerine not verirken, 9 tanesi oyuna 74'ün altında bir notu uygun görmüş:

    • Atomix - 100
    • God is a Geek - 90
    • Game Informer - 88
    • Sports Gamers Online - 88
    • COGconnected - 87
    • PlayStation Universe - 85
    • GamingTrend - 85
    • Xbox Achievements - 85
    • Player.One - 85
    • Forbes - 84
    • Hobby Consolas - 83
    • Cheat Code Central - 80
    • Press Start - 80
    • LevelUp - 80
    • Digital Chumps - 80
    • Worth Playing - 80
    • Shacknews - 80
    • GamingBolt - 80
    • Areajugones - 80
    • GameSpot - 80
    • TheSixthAxis - 80
    • Spaziogames - 80
    • IGN Italy - 80
    • IGN Spain - 78
    • GamePro - 77
    • PlayStation LifeStyle - 75
    • IGN - 75
    • Polygon - 75
    • PS Site - 75
    • TrustedReviews - 70
    • Attack of the Fanboy - 70
    • We Got This Covered - 70
    • Hardcore Gamer - 70
    • IGN Middle East - 70
    • Wccftech - 65
    • Digitally Downloaded - 60
    • Metro GameCentral - 60
    • EGM - 50
    OKU
  • Pes 2013 2k Sürümü İnceleme

    Merhaba arkadaslar,

    Pes 2013 Yeni Kadrolar Yeni saha ve en güncel transferler gelmiştir. En önemlisi yeni sürümde Sizleri bekleyen en önemli yeniliklerden biride 2k pixel Görüntü çözünürlüğünde saha çim’leri eklenmiştir. Çok ciddi görüntü kalitesi elde edildi. Bazı görsellere bakabilirsiniz.

    Yeni sürüm Pes 2013' de gerçekten canlı bir ekran görüntüsü ve daha dinamik bir pes 2013 karsımızda.

    Kesinlikle Pes 2013 severlerin denemesi gereken bir sürüm olduguna inanıyoruz. Şu ana kadar Pes 2013 oyununu sever kişilerden cok olumlu tepkiler aldık.

    %90 Cafede olmayan Pes 2013 güncel sürümünde oyun deneyimi için herkesi kafemize bekleriz.

    OKU
  • NBA2K18 İNCELEME

    NBA 2K18, son zamanlarda incelediğin en zor oyunlardan biri olabilir. Bunu oyunun zor olduğu için söylemiyorum, daha çok oyun hakkındaki duygularımı bir türlü toparlayamadığım için söylüyorum. Bir taraftan NBA 2K18 ile serinin genel oynanış elementleri geçtiğimiz yıldan daha başarılıyken, oyunda yapılan bir takım değişikler fikrimi tekrar gözden geçirmemi sağladı. Bir yandan bu değişikliklerin oyun için iyi olduğunu düşünürken, bu yılın daha çok 2K Sports'un NBA 2K18 üzerinden para biriktirmeye çalışması gibi hissediyorum.

    İlk olarak, oyunun en büyük değişikliği olan "MyPlayer" modu hakkında konuşalım. Bilmeyenler için; MyPlayer modu, size oyun içerisinde kendinize ait bir karakter yaratıp, kariyer modu ile istediğiniz NBA takımına giriyor ve kendizini geliştirip efsane olmaya çalışıyorsunuz. Geçtiğimiz yıllarda, MyPlayer en çok zaman geçirdiğim tartışmasız en sevdiğim modlardan biriydi. NBA 2K18'de de bu geleneği bozmadım ve epey bir vakit geçirdim. Ancak, geçtiğimiz yıldan daha çok şikayetim oldu.

    Yayınlanan NBA 2K18 videolarındn görebileceğiniz gibi MyPlayer, Destiny'de bulunan sosyal mekan olan The Tower gibi bir yer olan MyNeigborhood gibi bir alana yayıldı. MyPlayer deneyimimizin tamamını burada geçiriyoruz. The Neighborhood'da bir sürü şey bulabilirsiniz. Mağazadan mağazaya gidip alışveriş yapabilir, berbere gidip karakterinize yeni bir saç modeli yaptırabilir, dövmeciye gidip baştan aşağı dövme yaptırabilir, ve hatta bir spor salonuna gidip karakterinizin seviyesini yükseltebilirsiniz.

    Tüm bu saydıklarımın dışında sevilen The Playground ve Pro-Am gibi modlarda The Neighborhood'un içine eklenmiş vaziyette. Tüm bu modların tek bir çatı altında toplanması, oyunculara taze ve uzun soluklu bir NBA 2K18 tecrübesi hazırlıyor ki bu gayet iyi bir durum. The Neighborhood kesinlikle mükemmel bir fikir. Ancak, tabi ki bu konuda bazı şikayetlerim olacak. İlk olarak bu alanın dağılımı birbirinden çok uzak. Karakterinizin çok yavaş hareket ettiğini göz önünde bulundurursak, yolun yarısındaki berbere gitmek için bile dakikalarınızı harcıyorsunuz. Bunun dışında bir de teknik hatalar devreye giriyor. Farklı mekanlara girince yaşanan donmalar ve grafik hataları bu güzel deneyime balta vurabiliyor. Yüklenme ekranlarının aşırı yavaş olmasını işin içine katmıyorum bile. Tabi bu saydıklarım oyunun daha yeni olması ile de kaynaklı ve güncellemeler ile halledilebilir türden. Onlar da hallolduğu zaman The Neigborhood, NBA 2K serisinin en başarılı modu olacak.

    MyPlayer'a yapılan belki de en büyük değişiklik ise karakterinizi seviye atlatmak olabilir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi karakterimizin özelliklerini arttırmak için Virtual Curreny ( VC ) kullanıyoruz ama bu seviye atlama şekli geçtiğimiz yıla göre çok yavaşlamış. NBA 2K17'de belirli bir VC karşılığında 5-6 seviye atlayabiliyorken, aynı miktarda VC ile sadece 2-3 seviye atlayabiliyoruz. Yani daha iyi bir basketbol oyuncusu olmak istiyorsanız, oyun sizin için er ya da geç tekrara bağlayacak.

    Ek olarak, yeni seviye atlama sistemine aynı zamanda skill sınırı getirilmiş. Örnek vermek gerekirse, üç sayılık atış özelliğinizi sınırına kadar VC harcayarak doldurduğunuz zaman belirli bir noktada duracak. Ne kadar VC'niz olursa olsun, bu rakamı yükseltemeyeceksiniz. Ancak, karakterinizin seviyesini yükselttiğiniz zaman, bu özelliğin sınırı kalkacak ve tekrar üç sayılık atış özelliğinizi yükseltebileceksiniz. Yani bahsetmiş olduğum için iş biraz grindda bitiyor. Grind yapmaktan nefret etmiyorum, onu belirteyim. Ancak, bir süreden sonra NBA 2K18'den soğumaya başladım. Çünkü oyunun seviye atlama sistemi sizi er ya da geç mikro satın almalar ile VC almak için para harcamaya itiyor. Mikro satın alımlar çoğu oyunda beni rahatsız etmese de , oyun sanki mükemmel bir şekilde sizi mecbur ediyor gibi hissettiriyor. Yani sadece cebinizdeki para ile oyunu seven ve vakit buldukça oyunu oynayıp, yüzlerce saatte son seviyeye ulaşmış olan birine tek seferde geçebilirsiniz.
     

    Sadece bununla kalmayan VC kullanımı, NBA 2K18'de bütün kozmetik oğelerde de işliyor. Örnek vermek gerekirse, MyPlayer karakterinizi ilk defa yaptığınızda sakal bile ekleyemiyorsunuz. Bunun yerine, oyunun başlarında bir görev kapsamında berbere gidiyorsunuz ve değerli VC'lerinizi berberde saç tıraşı ve sakal için harcıyorsunuz. Bu tarz VC kozmetik öğeler belirli bir seviyeye ulaşana kadar The Neighborhood'da ulaşılamaz durumda. Biz de bu öğeleri erken açmak için VC satın almak zorundayız. Söylemek istediğim şey 2K Sports oyunculara para harcatmak için epey bir uğraşmış. Bu da gerçekten çok can sıkıcı bir durum. Oyunlara zaten yüksek miktarlarda paraların ödenmesinin ardından, bir de oyun içerisinde ilerlemek için para ödemek zorunda kalıyoruz.

    Herkesin şikayetçi olduğu ve oyunu yerden yere vurduğu VC tartışmasından uzaklaşmak gerekirse, biraz da MyPlayer'ın hikayesinden bahsedelim. Geçtiğimiz yıllardaki üniversite takımından NBA geçiş yapmaya çalışan karakter hikayesinden vazgeçen 2K18, sokak basketbolcusu DJ'i bizimle tanıştırıyor. Lokal sokak basketbolu turnuvasından, bizim seçimimiz olan bir NBA takımına geçiş yapıyoruz. Geçmişten farklı bir şey yapmak ne kadar iyi olsa da, NBA 2K16 ve NBA 2K17'de ki kolej hikayesini başarılı buluyordum. Tabi bu değişiklik o kadar da önemli değil ama kolej hikayesi daha da geliştirilebilirdi. Sonuçta günümüzde NBA Draft seçimleri genelde üniversitelerden oluyor.

    Normalde spor oyunlarındaki hikaye modundan bir beklentim olmaz, ama NBA 2K18'in hikayesi olmayan beklentimden bile kötü. Yazım berbat, seslendirmeler kötü ve karakter animasyonları çirkin. Bununla kalmıyor ve hikayedeki ara sahneler daha da arttırılmış. Oyunda zaten uzun bir bekleme süresi varken, geçilemeyen ara sahneler ile birlikte canınızı sıkabilir. Özellikle geç saatlerde konsol veya PC başındaysanız her ihtimale karşı yanınızda bir yastık bulundurun. Karakterimizin her maça çıkışında, odaya girişinde vb. animasyonlarda sürekli aynı animasyon kullanılmış. Kimsenin oyunu hikayesi için oynamadığını düşünen 2K Sports, bu yüzden fazla emek göstermedi herhalde. Ara sahneler yerine direkt olarak aksiyona girsek daha güzel olurmuş.

    Oyun hakkında pozitiften fazla negatif düşüncelerim var. Ancak oyunun kötü olduğunu düşünmüyorum, hatta ilk paragrafta söylediğim gibi oyun genel oyun elementleri olarak kendini geliştirmeye devam ediyor. Özellikle oyuncular üzerinde yapılan fizik değişiklikleri, oyunun mekaniğini iyi bir yönde etkilemiş. Lebron James ve Derrick Rose arasındaki farkı karakterin kontrolünde verdiği his hile fark edebiliyorsunuz. Bu sayede hızlı koşmaya basılı tutup saha boyunca koşmak yerine, oyuncular arasında değişim yapabiliyorsunuz. Dribling ve topun fizikleri de aynı zamanda oyunda geliştirilen bir diğer mekaniklerden. Ayrıca, top çalma artık hiç olmadığı kadar efektif, özellikle bu konuda yetenekliyseniz rakibinizden neredeyse tüm topları faul yapmadan alabilirsiniz. Ancak, oyunda defans yapmak bir önceki oyuna göre çok daha zor hale gelmiş.

    Oynanış konusunda herkesin şikayetçi olduğu konu ise yeni şut göstergesi oldu. Eskiden oyuncuların altında olan şut göstergesi, sol üst tarafa küçük bir şekilde görünüyor. Mümkünse eskisini geri alalım sayın 2K Sports. Ayrıca, eski oyunlarda bulunan şut mesafesi göstergesi de oyundan kaldırıldı. Oynanışı etkilemese de kimseye zararı olmayan güzel bir ayrıntıydı. Bu küçük şikayetler dışında doğruyu söylemek gerekirse, NBA 2K18 serinin en iyi realistik basketbol simülasyonu olmuş. MyPlayer'daki karakterler ne kadar yapay ve çirkin görünse de asıl basketbolcular gayet başarılı ve gerçekçi görünüyor. Animasyonlar arada biraz sapıtabilir ama o kadar da olsun. Grafik bakımından zengin ve başarılı bir oyun olmuş.

    Oyunda bulunan diğer modlardan da biraz bahsetmek gerekirse, MyTeam, MyGM ve MyLeague, bir önceki oyun ile hemen hemen anı kalmış. MyGM için güzel koçluk geliştirmeleri yapılmış ve takımı yönetmek daha kolay bir hale gelmiş. Ancak, MyGM'e neden hikaye eklenmiş onu da bilmiyorum. Bu hikaye tamamen yazılı ve hiç bir ses yok. MyTeam için ise kullanıcıların büyük bir lag şikayeti var. Umalım da 2K Sports bunu bir an önce düzeltsin.

    Sonuç olarak, NBA 2K18 bize bir yandan çok güzel bir oyun, bir yandan da çok can sıkan bir deneyim sunuyor. MyPlayer şu an için mikro satın alımların ve küçük bugların gölgesi altında kalmış durumda. Ancak, oyun kendini genel olarak geliştirmeyi başarmış ve oynanışı eğlenceli bir hale getirmiş. NBA 2K18'in gelecek günlerde kendini daha da geliştireceğine eminim.

    OKU
  • PES 2018 İNCELEME

    Konami’nin inadı bu sene işe yaradı, ağlamak istiyorum! PES serisi geçen yıl sağlam bir atağa kalkmıştı ancak FIFA’nın gölgesinde kalma halinden bir türlü kurtulamamıştı. Bu sene işlerin tersine döneceği gibi marjinal bir iddiada bulunacak değilim ancak gayet sıkı iki futbol oyunu oynayacağımdan emin olmanın mutluluğunu da yaşıyorum.

    Evet, PES serisi geçen yılın artılarını daha da sağlamlaştırdı, bazı kusurlarda iyileştirmeye gitti ve uzun süredir çıkan en iyi oyununu bizlere sunuyor. PES 2018 olmadığı kadar olgun artık, onu mahallenin en renkli topçusu yapan ama günümüz oyuncularının ihtiyaçlarına bakıldığında başarıdan uzaklaştıran arcade ruhu artık bir kenara koyuyor oyun. Daha ağır başlı, simülasyona yakın ama eğlence faktörünü de ıslak mendille silmeyen bir oyunla karşılaşınca şaşırdım açıkçası. Diğer yandan; bu sıkı hamleye çelme takma derdindeki kusurları da yok değil PES 2018’in. Gelin hep birlikte Konami’nin sahasında neler oluyor, bakalım.

    FOX grafik motoruna geçtiğimiz yıl geçiş yapan seri, görsel çıtayı iyice yükseltmiş durumda. Futbolcu animasyonları gerçekten çok iyi. Omuzu yiyen öyle güzel düşüyor ki, sizin oyuncunuzsa bile sinirlenemiyorsunuz. Sinir alıyor PES 2018, sinir. Yüz modellemeleri de çok başarılı ancak sadece belli takım ve oyuncularda. Barcelona’da çılgın atıyor oyun mesela, daha düşük seviye bir takımda ise öylesine alakasız modellenmiş ki oyuncular, gülüyorsunuz. Keşke özenli işçiliği eşit dağıtsaymış yapım ekibi.

    Animasyonları hemen geçiştirmeyeyim, çarpılırım. Oyun içi animasyon sayısı ciddi şekilde artmış durumda. Top kontrolü, hızlı koşma, ikili mücadele ve faul sonrası düşme gibi durumların hepsi farklı ve etkileyici animasyonlarla hayat buluyor. Omuz omuza koşturan iki oyuncunun köprüde inatlaşan keçilere dönüşmesini seyretmek gayet keyifli. Yüz animasyonlarındaki donukluğu ise bir türlü atamıyor şu seri. Dünyaca ünlü oyuncular harika modellenmiş olsalar da donuk köpekbalığı bakışlarına sahipler, birazdan cenazeleri toprağa verilecek gibiler.

    Detaylarda hafiften tökezliyor işte oyun. Oyuncuların formaları mekanik şekilde hareket ediyor, havada raks edemiyorlar. FIFA 18’in demosu bile bu detaylarda ağzımızı açık bırakmayı başardı, doğruya doğru. Tribünler mesela, burada arpa boyu yol alamadı seri. Seyirciler hala robot gibiler, yakın çekimlerde aynı insan tiplerini sayısız kez görebiliyorsunuz.

    Görsel olarak artıları eksileri son yıllarda nasılsa öyle, yapım ekibinin asıl odak noktası oynanabilirlik belli ki. Burada yakalanan denge, serinin yıllardır görmediği güzellikte. Nerelerde iyileştirme yapmış, neleri iyice yoluna koymuş peki PES 2018?

    İlk dikkatimi çeken oyunun yavaşlamış olması. Burada öylesine güzel bir yavaşlık yakalanmış ki, maçlara gelen kalite hissi oldukça yüksek. Daha bir gerçekçi olmuş PES 2018, o arcade ruhu bir kenara bırakmış iyice. Yavaşlık size düşünme fırsatı tanıyor bir kere. Doğru ve ölümcül pasları atmadan düşünebiliyor, taktik yapabiliyorsunuz. Özellikle tek paslara müthiş katkısı var bu durumun.

    Top fiziği ve top kontrolü dinamiklerinde de dersini iyi çalışmış PES takımı. Top ile futbolcu arasında görünmez bağı tamamen koparmış. Doğru yönü vermezseniz ve hatta pasın şiddetini iyi ayarlamazsanız, oyuncunuzun top ile sağlıklı bir buluşma gerçekleştirmesi çok güç. Burada tek bir sıkıntı var, pas tuşuna az süreyle bassanız bile en yakınınızdaki yerine daha uzaktakine pas atıyorsunuz. Bu da zaman zaman istemediğiniz adamlarla paslaşmaya girmenize yol açıyor. Bu sorunu aşmak için X tuşuna çok hızlı bir şekilde basıp bırakmalısınız. Bu da bir yerden sonra tavşan gibi diken üstünde hissetmenize sebep olmakta. Bilmiyorum, belki de ayarlarda pas şiddeti ile ilgili bir bölüm olabilir bu arada.

    Kaleciler sonunda insan gibi davranıyorlar, zopalık değiller artık. Karşı karşıya pozisyonlarda top kurtarabiliyorlarmış, bu refleksleri sergileyebildiklerini görmek duygulandırdı beni. Geleni geçeni içeri alma sezonu kapandı arkadaşlar, silin gözyaşlarınızı. Kalecilere kazandırılan yapay zeka ise defans oyuncularında karşımıza çıkmıyor ilginçtir ki. Havadan veya yerden atılan ara paslarda garip bir şekilde şaşırıp bir sağa bir sola gidebiliyor ve durduk yere pozisyon doğmasına neden olabiliyorlar. Bir yamalık canı olan bu sorunun bazen saç baş yoldurduğunu söylemem gerek.

    Atak esnasında toparlıyor aynı yapay zeka; ileri uçlar boş ve sahte koşular yapıp size harika paslar atmanız için fırsatlar yaratıyorlar. PES 2018 sağladığı pozisyon zenginliği ile eğlendiren bir oyun zaten, sıkı defans yapan oyuncuları aynı oranda tatmin etmesi biraz güç bana sorarsanız.

    Gene bir ton oyun moduyla geliyor PES 2018. Ana Lig ufak tefek eklentilerle karşımızda, zaten eğlenceli olan bu mod gene epeyce el oyalayacaktır ama eski havasında olmadığı da bir gerçek. Detaylarına girme gereği de duymuyorum artık. MyClub artık yeni yıldızımız. FIFA’nın eşsiz FUT moduna kafa tutmak üzere yaratılan MyClub şans faktörüne sırtını yaslıyor. Burada oyuncu satın alacak parayı topladıktan sonra sadece pozisyon seçip rulete başlıyorsunuz. Futbolcu çarkıfeleği dönüyor, siz tuşa basınca çark yavaşlayıp duruyor ve şansınıza hangi futbolcu çıkarsa onu ya kadronuza katıyor ya da takımdan gönderme, antrenman koçu yapma gibi aksiyonları seçebiliyorsunuz.

    Yavaş yavaş inşa ettiğiniz takım gelişiyor, şans mans derken bir bakmışsınız sıkı bir takıma kavuşmuşsunuz. Derin taktik özelliğine sahip MyClub. Farklı pozisyonlarda oynatılan oyuncuların aynı oranda farklı yetenekleri gelişiyor. Oyuncularınız adım adım geliştikçe takım kimyası da yükselmeye başlıyor. Bir FUT değil MyClub ama yüksek dozda eğlence içerdiği ve bağımlılık yaptığı da bir gerçek.

    Kendi adıma konuşayım, şu sıralar PES 2018’i açma sebebim Online Co-op modu. 3’e 3 maçlar yapmamıza izin veriyor bu mod. Rastgele takım seçiyor oyun iki taraf için de ve maç başlıyor. Yaptığınız olumlu ve olumsuz her aksiyon puan hanenizi etkiliyor ve maçın yıldızı olmak için pür dikkat maça odaklanıyorsunuz. Herkesin başına buyruk hareket etmediğini, takım oyununa önem verdiğini görmek ayrıca sevindirici. Skor sisteminin getirdiği tatlı rekabete rağmen takım oyunundan genelde kopulmaması bu modun gücünü de ortaya çıkartıyor.

    Artık komik olarak baktığımız lisans sorunu tüm heybetiyle gene karşımızda. Abuk gubik takım ve oyuncu isimlerine şaşmamak imkansız ama PES serisi sayesinde imkansızı bile gerçekleştirdik çoktan ve şaşırmıyoruz artık. Evet, internetten indireceğiniz dosyalarla gerçek takım ve oyuncu isimlerini oyuna yükleyebiliyorsunuz ama sene olmuş 2017, bu kadar zahmete girmek zorunda mıyız yahu?

    Fiyat performans olarak dengeyi tutturuyor PES 2018, rakibi başta olmak üzere piyasaya çıkan büyük oyunların fiyat etiketine sahip değil ve 179 TL gibi oldukça makul sayılabilecek bir fiyattan satılıyor. Sıkı oynanabilirlik ve zengin içerik göz önüne alındığında kaçırılmayacak bir fırsata dönüşüyor PES 2018. Türkçe dil desteğini de unutmayın tabii, güzel bir bonus sonuçta ve pakete dahil.

    Seslendirmeler aynı lisans sorunu gibi, aynı vasat ikili yıllardır mikrofonda ne yazık ki. Aynı cümleleri utanmadan üst üste söylemeleri, durduk yere abartılı yorumlar yapmaları gayet sıkıcı. Bana sorarsanız, yorumcuların seslerini kapatıp sadece saha içi sesler ile oynayın PES 2018’i.

    Müzikler konusunda da kötü bir yönteme gitmiş yapım ekibi ve hali hazırda hit olmuş popüler şarkılardan oluşan bir liste seçmiş. Zaten midemiz şişti bu şarkılardan, ikide bir de oyunda da dönünce ”Öehhh” efekti vermemeniz imkansız. Hangi şarkılar mı bunlar? Bruno Mars’tan 24K Magic, Clean Bandit’ten Symphony (bana göre cidden kötü bir şarkı) ve Linkin Park’tan Battle Symphony’nin aralarında olduğu toplasanız 12-13 şarkı mevcut. Liste hem dar, hem de aşinalıktan ötürü hiç cezbedici değil.

    Gelelim sonuca. Pro Evolution Soccer 2018 ya da kısaca PES 2018 serinin girdiği doğru yoldaki en önemli adım olabilir. Eğlenceli ama bir o kadar da simülasyona yaklaşıp zorlaşan oyun yapısıyla ilgiyi fazlasıyla hak ediyor. FIFA 18 bu sene neler yapacak göreceğiz (hatta an itibariyle görmekteyiz ve bu sene rekabet çok sağlam geçecek, bir kez daha müjdemi isterim) ama PES 2018 ile seri yıllardır olmadığı kadar güçlü. Klasik modları dışında sorunsuz sunucuları sayesinde müthiş eğlendiren 3’e 3 co-op modu ile rekabette ben de varım diyor PES 2018. Futbol fanatikleri hiç düşünmeden paralarına kıysınlar.

    OKU
  • Fifa 2018 İnceleme

    FIFA serisi birçok oyuncuyu gençliğine, çocukluğuna götürecek kadar nostalji barındıran, içerisinde koca bir tarih yatan, oyun dünyasının gelişimine tanık ettiren devasa bir seri. Her yıl en çok satan oyunlar listesinde daima üst sıralarda bulunan FIFA, özellikle ülkemizdeki futbol severler tarafından son beş yıldır ciddi bir popülarite kazandı. Bunda en büyük ve hatta tek rakibi PES'in geride kalmasının payı olduğu kadar, FIFA'nın Süper Lig lisansını da elinde bulundurmasına bağlayabiliriz. Ancak ben en büyük payı FIFA'nın Ultimate Team'deki başarısına bağlıyorum.

    Siz bu incelemeyi okurken ben birkaç gündür FIFA 18'in içine gömülmüş bulunuyorum. İnceleme boyunca detaylıca inceleyeceğim noktalar FIFA 18'in oynanış hissiyatı, atmosferi ve yenilikleri olacak. Özellikle maç atmosferi tarafında güzel yenilikler ile karşıma çıkan FIFA, uzun yıllardır beklediğim gerçek bir maç izliyor hissiyatını vermeye en çok yaklaşan oyun oldu. Dilerseniz lafı fazla uzatmayalım ve ilk olarak oyunun oynanış tarafında nasıl bir his verdiğine giriş yapalım.

    Oynanış

    FIFA serisini FIFA 96 yılından beri hiçbir FIFA'yı kaçırmadan oynuyorum. PES serisine de zaman zaman şans vermiş olsam da, FIFA'nın daha ağır oyun yapısı ve dolayısı ile hızlı oynanıştan çok, taktiksel ve düşünmeye iten oyun odağı nedeniyle her zaman gönlüm FIFA'dan yana oldu. Özellikle FIFA 13 ile birlikte bu ağırlık oturmaya başlamış, FIFA'nın ünlü fizik motoru Ignite ile birlikte, fiziğe dayalı futbol keyfi tavan yapmıştı. FIFA 15 ile nispeten hafifleştirilen bu durum, FIFA 16 ve 17 ile dengelenmiş, ve bence FIFA 18 ile tam olarak ayağını sağlam bir şekilde yere basmış bulunuyor.

    Hız ile fizik gücü arasında gerçek anlamda en iyi denge sunan FIFA, FIFA 18 olmuş. Hızlı futbolcular her ne kadar depar atarak savunma yapan oyuncuları egale edebiliyor olsa da, savunma yaparken koşacağınız yeri akıllıca seçip önünü kestiğinizde, fizik gücünüz ile birlikte rakipten topu kapabiliyor, veya onu oyun dışı bırakabiliyorsunuz. FIFA 17'de bu durum daha zor bir halde iken, FIFA 18'de daha da kolaylaştırılmış, özellikle Ultimate Team'de oyuncuya zorlanarak kullandırılan yeni defans sistemi ( Manuel Pres ve Top Kapma ) nispeten daha rahat ve kolay bir hal almış. FIFA'ya uzak oyuncuların en büyük şikeyeti olan bu zorlama durumu, FIFA 18'de korunuyor olsa da, eskisine nazaran daha kolay alışılıp, kullanılabiliyor. Bu sebepten ötürü gönlü PES'den yana olan oyuncular, FIFA'yı en azından denemeliler, defans yapmaya alışmak eskisine nazaran çok daha kolay.

    FIFA 18'de birkaç maç yaptıktan sonra dikkatimi çeken en büyük değişiklik ise ara paslarda oldu. Önceki oyunların ara pas mekaniği hafızamdan yavaş yavaş silinmiş olsa da, çok net hatırladığım FIFA 16 ve FIFA 17'deki ara pas mekaniğinin kullanışsızlığı, FIFA 18'de çözülmüş. Öyleki artık ara pas attığınızda, paslarınız sizi bile şaşırtacak kadar etkili sonuçlar doğurabiliyor. Hatta FIFA serisini ciddi derecede zor bir oyun yapan, pas attığınız yöne doğru futbolcuyu çevirmek zorunda olmanız, FIFA 18'de bir nebze olsun azaltılmış. Artık futbolcunuz doğru yöne bakmasa dahi, hafif bir gecikme ile bakış atarak çok etkili ara paslar verebiliyor, sizi bile şaşırtarak kaleci ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz.

    Ara pasların bu denli iyileştirmesinin ise bir de olumsuz sonucu olmuş tabii ki, eskisine nazaran daha çok gol atılan ve birazcık gerçekçiliğe darbe vurulan bir durum söz konusu. Ultimate Team maç yaparken, eski Fifa'larda eğer rakibiniz ile yetenekleriniz birbirinize yakınsa skorlar hep gerçekçi bir şekilde 1-0, 2-1, 2-2 gibi birbirine yakın ve az gollü şekilde biterdi. FIFA 18'de ise şuan en azından yapabildiğim maçlarda her maç 6-7 golü çok rahat görüyorum. Bu durum oyunun eğlencesi yönünde artı puan olsa da, FIFA'nın gerçekçi sonuçlarına hafif darbe vurmuş diyebilirim.

    Atmosfer

    Oyunun oynanış özelliklerini yavaş yavaş bir kenara koyarak dilerseniz yeniliklere geçmeye başlayalım. Yazının başında da belirtmiş olduğum gibi FIFA 18'in en büyük yeniliklerinden birisi oyunun maç atmosferinde yapılan iyileştirmeler. FIFA serisi her ne kadar yeşil saha üzerinde daima gerçekçi bir oyun gibi gözükse de, seyirciler ve diğer unsurlar işin içerisine girdiğinde aynı kalite ile karşılaşmıyorduk. FIFA 18'de ise bu durum sonunda değiştirilmiş. Artık maç içerisinde oluşan pozisyonlara göre tepki veren seyirciler mevcut. Hatta gol attığınızda seyircilere doğru koşarsanız, seyircilerin tıpkı gerçekte olduğu gibi koltuklarından kalkıp tribünün kenarına, oyuncuya doğru yığıldığını görebiliyorsunuz. Gol sevinçlerine de artık ortak olan seyirciler, futbolcuya sarılıyor ve gol sevincini beraber yaşıyor. Bu yenilik FIFA 18'in en güzel yeniliklerinden biri olmuş diyebilirim. Artık maç atmosferi sizi eskisinden çok daha fazla içine almayı başarıyor.

    Ayrıca atmosfere etki eden bir diğer yenilik ile tekrarlardaki 360 derecelik kamera olmuş. Gol attığınızda oyuncunun topa hemen vurmadan önceki pozisyonunu otomatik olarak 360 derece gösteren tekrar kamerası, başta önemsiz bir detay gibi gözüküyor olsa da, oyunu oynarken hoş görüntüleri kaçırmamanız için etkili bir yöntem olarak gözümüze çarpıyor. Atmosferi tamamlamak için konfetilerin de yerde kalması gibi detaylar, yine oyunun gerçekçiliğini destekleyen unsurlardan biri.

    Journey

    FIFA 17 ile hayatımıza giren hikaye odaklı Journey mod'u da FIFA 18'de geliştirilmiş. FIFA 17'de yapabildiklerinizden farklı olarak, FIFA 18'de Alex Hunter'ın fiziksel görünümünü az da olsa değiştirebiliyorsunuz. Karaktere farklı saç ve sakal şekilleri gibi özelleştirmeler, Journey mod'unun tek bir karaktere odaklı yapısının doğurduğu olumsuz sonuçları, kısmen de olsa egale etmeyi başarıyor. Journey mod'u ayrıca ilk oyundan farklı olarak yapacak çok daha fazla şey sunuyor. Artık bölüm bazlı kısa vadeli görevleri ile kariyerinin ikinci yarısında Alex'in yapabileceği çok daha fazla şey var. Ayrıca ara sahnelerin kalitesi de arttırılmış. Gelişen grafikleri, en iyi Journey mod'unda deneyimleyebiliyorsunuz.

    Journey mod'unun bir diğer yeniliği ise aynı bilgisayar veya konsol üzerinden, oyunu arkadaşınız ile birlikte oynayabiliyor oluşumuz. Aynı platform üzerinde bir arkadaşınız takımdan bir futbolcu olup, siz de Alex Hunter olarak oyunu oynayabilmek, çok büyük bir yenilik olmasa da faydalı ve güzel olmuş. Birlikte hikayede ilerlemek keyifli olabilir.

     

    Kariyer

    FIFA 18'in en büyük yeniliklerinden biri ise oyunun kariyer mod'unda karşımıza çıkıyor. FIFA serisinin en çok eleştirilen yönlerinden biri olan kariyer mod'unun tekdüze olması. FIFA 18 ise bu tek düzeliği en azından transfer ekranlarını bir RPG oyunu gibi görüşme yapabileceğiniz şekilde tasarlaması ile çözülmüş gözüküyor. FIFA 18 ile birlikte artık her sözleşme ve transfer görüşmesi, karşı takım ile pazarlık yaptığınız ve konuşabildiğiniz bir diyalog sistemine sahip.

    Ayrıca FIFA 18 ile birlikte oyuncu ile anlaştıktan sonra imza töreni de üç boyutlu olarak gerçekçi bir şekilde vuku buluyor. Aslında bu tip özelliklerin FIFA serisine çok geç geldiğini belirtmek durumundayım. Bu gibi küçük detaylar başta önemsiz gözüküyor olsa da, uzun süreli oyun dönemlerinde oyuncuyu oyunda tutan, etkileyici özellikler. Ancak EA bu konuda hala daha 2K'in NBA serisine kıyasla çok geride.

    Ultimate Team

    FIFA serisinin son yıllarda kuşkusuz en çok oynanan ve EA Sports'un cebini en çok dolduran mod'u Ultimate Team. FIFA 17 ile birlikte kadro kurma görevleri eklenen oyunda, FIFA 18'de görebildiğim dikkat çekici tek yenilik Squad Battles isimli mod. Bu mod'da farklı oyuncuların kurmuş oldukları kadrolar ile offline olarak maç yapıyor, zorluk derecesi ve başarınıza göre puan alıyor ve dünya sıralamasına giriyorsunuz. Sıralamanıza göre de her hafta sonunda ödüller kazanabiliyorsunuz. Ultimate Team'in diğer önemli yeniliği ise geçtiğimiz yıllarda yalnızca Xbox platformuna özel olan Icon'ların artık tüm platformlarda aktif olması. Yani artık PlayStation 4 ve PC oyuncuları da Zidane ile, Ronaldo Nazario ile, Maradona ile, Pele ile futbol keyfi yaşayabilecek.

    Grafikler ve Sesler

    Geçtiğimiz yıl DICE'ın Battlefield'ı ve Battlefront'unda da kullanılan Frostbite motoruna geçiş yapan FIFA serisi, FIFA 18'de grafiksel açıdan kademeyi bir tık yukarı çıkarmış. Geçtiğimiz yıldan çok bariz olmasa da, daha etkileyici bir ışıklandırma tekniği kullanan yapım, oyuncuların yüzlerindeki terleri dahi ekrana yansıtarak etkileyici bir atmosfer sunuyor. Sesler tarafında da yine maç atmosferini layıkı ile tamamlamayı başaran FIFA, özellikle liglere göre farklı seyirci tepkileri ile başarılı bir iş çıkarmış. Müzikler ise her yıl olduğu gibi bu yıl da etkileyici.

    Son sözlere gelecek olursak FIFA 18, açık konuşmak gerekirse FIFA 17'nin DLC'si gibi bir tad veriyor. Getirilen yenilikler her yıl çok yavaş bir şekilde karşımıza çıkıyor. EA Sports gibi dev bir firmanın bir yıl içerisinde çok daha büyük yenilikler ile karşımıza gelmesini bekliyoruz artık. Ancak bu söylediklerim FIFA 18'i kötü bir oyun yapmıyor. FIFA 18 doğal olarak şimdiye kadar oynadığım ve oynayacağımız en iyi FIFA.

     

    Oyunun almış olduğu puanlara baktığımızda ortalama olarak 8 -9 arası puanlamalar aldığını görüyoruz. Sitemizde yer alan incelemesine ulaşabileceğinizoyunun puanları şu şekilde;

    Merlin'in Kazanı - 8.7
    Gamespot – 7
    TrustedReviews – 4.5 / 5 stars
    IGN Spain – 9.2
    Areajugones – 9
    Spazio Games – 9
    Generación Xbox – 9
    Press Start – 9
    Everyeye.it – 9
    Multiplayer.it – 9
    Forbes – 9
    Hobby Consolas – 87/100
    COGconnected – 85/100
    Game Revolution – 4.5/5
    Attack of the Fanboy – 4.5/5
    Trusted Reviews – 4.5/5 (Switch)
    The Telegraph – 4/5
    Gaming Nexus – 8
    Digital Trends – 8
    Xbox Achievements – 80/100
    We Got this Covered – 4/5
    USGamer – 4/5
    Gameblog France – 7
    Cheat Code Central – 4.5 / 5.0
    Gadgets 360 – 8
    Game Informer – 8.8
    GameZone – 8 / 10.0
    Gaming Nexus – 8 / 10.0

    OKU